Bu papyonlu monşerin en büyük özelliği tıpkı diğer monşerler gibi yaşadığı topluma yabancı oluşu, kıymetinin diplomat eskisi olduktan sonra anlaşılmasıdır.
Yılmaz Özdil, meşhur 'Yumruk' yazısında Türkiye'yi televizyondan izleyip, televizyondan izlediği Türkiye hakkında yüzeysel yorumlar yapan bir 'papyonlu monşer'den bahsediyor...
Bu papyonlu monşerin en büyük özelliği tıpkı diğer monşerler gibi yaşadığı topluma yabancı oluşu, kıymetinin diplomat eskisi olduktan sonra anlaşılmasıdır.
Özdil, 'papyonlu monşer'in 'İzmir-Bursa hattında, Trabzon-Samsun hattında tehlikeli yapılanmalar var, oralara dikkat' sözünü eleştiriyor ve haklı olarak 'Diyarbakır-Hakkari hattında neler oluyor' diye soruyordu...
Hiç sormasın çünkü yanıt alamayacak...
Çünkü bu monşerlerin en büyük özelliği hiçbir hesap verememeleridir.
Şimdiki cümlesi de bir şey mi...
Colin Powell, Birleşmiş Milletler'de Irak'ta nükleer silah olduğuna dair konuşma yaptıktan sonra bu 'papyonlu monşer' ve kankası televizyon ekranına çıkmış ve 'Ben ikna oldum', 'Ben de ikna oldum' diyerek bu yalana ortak olmuşlardı...
Giderayak Başkan Bush, bu konuda yanıldığını söyleyip özür diledi halktan...
Türkiye'yi savaşa sürüklemek için yayın yapan 'papyonlu monşer'den hiç ses çıkmadı...
Not: Dışişleri ve medya çevrelerinde 'papyonlu monşer' olarak bilinen kişi emekli büyükelçi Yalım Eralp'tir.
Oray Eğin
Akşam
Bu yazı toplam 58752 defa okundu.